Cuma Hutbesi 30 Ocak 2026 Konusu ve İçeriği: Diyanet Bugünkü Cuma Hutbesi

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan haftanın hutbesinin konusu ve içeriği nedir? İşte cuma hutbesi haberimizde!

Cuma Hutbesi 30 Ocak 2026 Konusu ve İçeriği: Diyanet Bugünkü Cuma Hutbesi

Müslümanlar için haftanın en anlamlı günü olan Cuma’ya bir kez daha ulaşıldı. Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün hazırladığı 30 Ocak 2026 tarihli Cuma hutbesi, bugün Türkiye genelindeki camilerde cemaatle buluşturuluyor.

Üç ayların manevi atmosferinin hissedildiği bu dönemde, hutbede ele alınan konu başlıkları ve verilen mesajlar vatandaşların yakın takibinde. Peki, bu hafta minberlerden hangi başlıklar öne çıkıyor, cemaat hangi mesajlarla buluşacak?

Yurdun dört bir yanında saf tutan milyonlarca mümin, imam hatiplerin dilinden yükselen ilahi öğütleri dinleyecek. 2026 yılının ilk ayına veda edilirken ve üç ayların bereketi daha derinden hissedilirken, Diyanet İşleri Başkanlığı toplumsal gündemi ve manevi ihtiyaçları dikkate alarak hutbenin ana çerçevesini belirledi.

Şaban ayının taşıdığı manevi anlamlara dikkat çekilen hutbede; yardımlaşma, dayanışma ve toplumsal barışın temelini oluşturan ahlaki değerlere vurgu yapılıyor. Aynı zamanda yaklaşan Berat Kandili öncesinde, gönüllerin arınmasına ve muhasebeye davet eden mesajlarla hutbe, müminler için manevi bir hazırlık niteliği taşıyor.

30.01.2026 Cuma Hutbesi: Tövbeye Yönelmek 

Muhterem Müslümanlar!

Bir defasında Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) ölüm döşeğinde olan bir gencin ziyaretine gitti ve ona “Kendini nasıl hissediyorsun?” diye sordu. O genç, “Ey Allah’ın Resûlü! Rabbimin rahmetini ümit ediyorum, ama günahlarımdan da korkuyorum” diye cevap verdi. Bunun üzerine Allah Resûlü (s.a.s) şöyle buyurdu: “Bir kulun kalbinde ümit ve korku bir arada olunca, Allah ona umduğunu verir, korktuğundan da onu emin kılar.”[1]

Aziz Müminler!

İnsan, beşerdir; unutur, yanılır, hata eder. Kimi zaman Rabbinin emir ve yasaklarına uymakta rehavete kapılır, kimi zaman da kul ve kamu hakkını gözetmeyerek günaha dalar. Ancak şu hususlar çok önemlidir: Kişi, günahlarını küçük görmemelidir. Haramlarla övünmemelidir. Hata ve yanlışlarında ısrar etmemelidir. Cenâb-ı Hak, takva sahibi müminlerin bu özelliğini bizlere şöyle haber vermektedir: “Onlar, çirkin bir şey yaptıkları veya kendilerine kötülük ettikleri zaman Allah’ı hatırlar, hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Zaten günahları Allah’tan başka kim bağışlayabilir ki? Onlar, yaptıklarında bile bile ısrar etmezler.”[2]

Değerli Müslümanlar!

Zaman hızla akıp gidiyor. Ömür sermayemiz tükeniyor. Her geçen gün, ahiret hayatına bir adım daha yaklaşıyoruz. Dikkat edelim! Şu kısacık hayatımızın sonucu, ebedi mutluluk veya hüsrana uğramak olabilir. Bizim için en bereketli kazanç; Rabbimizin razı olduğu amelleri eda etmek, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in güzel ahlakını kuşanmaktır. İyilikleri düstur edinmek, kötülüklerden uzak durmaktır. En büyük kaybımız ise; ‘Nasıl olsa Allah affeder’, ‘Vakti gelince tövbe ederim’ gibi düşüncelere kapılarak günahlara dalmak, tövbe kapısını aralamayı ihmal etmektir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) hadis-i şeriflerinde, “Her insan hata yapar; hata yapanların en hayırlısı ise hatasına tövbe edendir”[3] buyurmaktadır.

Kıymetli Müminler!

Önümüzdeki Pazartesi’yi Salı’ya bağlayan gece, Ramazan ayının müjdecisi olan Berat Kandilini idrak edeceğiz. Bu mübarek geceyi, hayatımıza yeni bir başlangıç için fırsat bilelim. Hatalarımızı gözden geçirelim, işlediğimiz günahlara tövbe edelim. Ruhumuzu huzursuzluğa, ailemizi mutsuzluğa, iş ve ticaretimizi bereketsizliğe götüren her türlü haramdan uzak duralım. Zaaflarımıza yenik düşüp günaha düştüğümüzde ise Yüce Rabbimizin af ve mağfiretine sığınalım. Unutmayalım ki, günah, kalpte iz bırakan bir leke gibidir. Küçük görülen bu leke, süreklilik arz ederse giderek büyür ve kalbin kararmasına sebep olur. Kalp kararınca da akıl, idrak edemez; göz, hakkı göremez; kulak hakikati duyamaz, dil doğruyu söyleyemez hale gelir.

Bu vesileyle Berat Kandilimizi şimdiden tebrik ediyoruz. Hutbemizi Yüce Rabbimizin şu müjdesiyle bitirmek istiyorum: “De ki: Ey kendi aleyhlerine günahta haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”[4]

[1] İbn Mâce, Zühd, 31.

[2] Âl-i İmrân, 3/135.

[3] İbn Mâce, Zühd, 30.

[4] Zümer, 39/53.

Diyanet 2026 Fitre Bedelini Açıkladı: Fitre Ne Kadar, Ne Zaman ve Kimlere Verilir?

📢 İlanları Kaçırmayın!
Yeni memur ve personel alımlarından anında haberdar olmak için WhatsApp kanalımıza buraya tıklayarak katılın.

Haberin Yazarı: Ayşe Demir

Ayşe Demir, dijital gazetecilik alanında uzman bir haber editörüdür. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu olan Demir, 10 yılı aşkın süredir kamu, İŞKUR ve memur haberleri üretmektedir. Doğruluk, tarafsızlık ve güvenilir bilgiye öncelik veren yaklaşımıyla tanınır. Habercilik ilkelerine uygun haber üretimi konusunda deneyimlidir ve okuyuculara her zaman güvenilir, güncel haberler sunmayı hedefler.
💬

Henüz yorum yapılmamış.

İlk yorumu yaparak tartışmayı başlatın.

Yorum Yazma Kuralları

  • Yorumlarınızda saygılı bir dil kullanın.
  • Kişisel saldırı, hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.
  • Spam, reklam ve bağlantı içeren yorumlar kabul edilmez.
  • Telif hakkı ihlali yapan içerikler paylaşmayın.
  • Konu ile ilgili olmayan yorumlar silinebilir.
  • Aynı yorumu birden fazla kez göndermeyin.
  • Büyük harf kullanımına dikkat edin (CAPSLOCK kullanmayın).
  • Yorumlarınızın sorumluluğu size aittir.